Sonunda GNU/Linux kullanıcısı oldum
Çok uzun süredir GNU/Linux dünyasını tanıyor olsam da hiç bir zaman ana işletim sistemim olmamıştı. Bunun sebebi lise boyunca ve üniversitenin başlarında oyun oynayabilmekti. Age of Empires ve Half-Life oynayabilmek için işletim sistemi tercihim hep Windows olmalıydı. GNU/Linux her zaman sanal makineye mahkum kalıyordu. Üniversitenin ortasından itibaren ise dizüstü bilgisayarımla beraber Windows kurulu geldiği için değiştirmeyi düşünmedim.
Uzun süren Windows maceram geçen hafta sonu sona erdi. MacOS işletim sistemini deneme isteğimi dizginleyemediğim için tüm başarısız sanal makine denemelerinden sonra dizüstü bilgisayarımın sabit diskini yeniden bölümledim. Windows bölümünden 30gb kıstım ve MacOS'u kurdum. Fakat sonrasında Windows dengesiz davranmaya başladı. Bazen sisteme giriş yaptıktan sonra donuyor; bazen de belli programlara erişemiyordum. Bölümleme esnasında sanırım NTFS güvenlik dosyalarında bozulma meydana gelmiş.
Windows XP'yi yeniden kurmaktan başka çarem olmadığını anlayınca dizüstü bilgisayarın kurtarma bölümüne başvurdum. Fakat o bölüm de bozulmuş :)
Lisanssız bir Windows kurmaktansa artık GNU/Linux kullanma fırsatı geldi diye düşündüm. Bilgisayarın tek çalışan kısmı MacOS'tu ve onun da kablosuz ağı değil sadece ethernet bağlantısı çalışıyordu. Böylece internete bağlanıp Ubuntu 8.10'u indirip CD'ye yazdım.
Ubuntu 8.10'u CD'den başlatıp harici diskimi bağladım ve bilgisayarımda kalan son dosyalarımı da yedekledim ve kendime 30 dakikalık hatırlama süresi verdim. 30 dakika sonrasında aklıma yedekleyecek başka şey gelmeyince başladım kuruluma. Şu an çok sağlıklı bir Ubuntu 8.10 sistemim var ve en sonunda GNU/Linux kullanıcısı olduğum için çok mutluyum.

Comments
Post new comment